Her şey şu tweet ile başladı;

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, dünyada big mac satılan ülkelerdeki satınalma gücünü big mac satış fiyatları üzerinden ölçütleyebilen Big Mac Endeksi ile, bu fenomen ürünün Türkiye’de Amerika’dan daha uygun fiyata satıldığını yazdı ve amiyane tabirle twitter’da hat koptu.

The Economist dergisinin 1986 yılında, bir ekonomik parametre ölçer olarak ortaya attığı Big Mac Endeksi, böylelikle 2017’nin ilk günlerinde hayatımıza yeniden, hem de Ekonomi Bakanımız sayesinde girmiş oldu.

McDonald’s, aleyhinde ara ara servis edilmeye devam eden, Jamie Oliver’ın açıp kazandığı “McDonald’s burgerlerindeki et değil, tendon, yağ ve amonyak karışımından oluşan bir macundur” davasının kötü repütasyonundan kurtulmayı bildiği gibi bakalım bu işten de yırtabilecek mi? Zira tweetlerde insanlar “biz big mac bulmayı geçik, ekmek bulamıyoruz!” kıvamında söylemlerle ürün üzerinden tartışmaya devam ediyorlar.

Bu arada McDonald’s Türkiye’nin sitesinde yer alan et tedariği bölümüne de buradan ulaşabilirsiniz. Şu macun meselesinin Türkiye’de aslı astarı var mıdır bilmiyorum, zira laboratuvar testleri yapmadım. Ama McDonald’s Türkiye’nin 2016 reklam kampanyalarında oynayan İdo Tatlıses’in lah-macunla arasının iyi olması bir dilemma, bir duraksama, bir boş bakış yaratmıyor değil.

Not: Mangal olmayan restoranlarda nasıl mangal burger yapılıyor?