Fotoğraf: Ty Stange, the Observer

Şubat 2017’de küçük ve şanslı bir grup, 2003 yılında kapılarını açan, şef René Redzepi’nin göz bebeği, nordik ülkelerde yeni mutfak akımının fitilini ateşleyen Kophenag’lı Noma’da son yemeği yiyebilme şerefine erişecekler. Bildiğimiz Noma’nın hikayesi, o akşam son servis bittiğinde tarih olacak ama tüm ekip bir süre dinlenip acayip bir işe kalkışacaklar.

Meksika Tulum’da, ormanın derinliklerinde 7 hafta boyunca bir açıkhava restoranı açacak olan ekip, Haziran’da Kopenhag’a geri dönüp Yeni Noma’yı açacak. Bu arada Meksida’da olacak şeyi biraz hızlı geçmiş olabilirim ama bu deneyimi yaşama merakında olan yeme-içme sevdalıları ve şirket patronları, restoranın Tulum için satışa çıkarttığı rezervasyon biletlerini çıktığı gün tüketmeyi bildiler. Biz, uzaktan izlemekle yetinecek olan meraklı iştahlılar için baya sıkıcı ve tatsız bir deneyim olacağı kesin!

Redzepi’nin yanında çalışma şerefine erişmiş yakın arkadaşım Melih Demirel’den orada neler olup biteceğini en kısa zamanda buradan duyuracağım. Ama şimdilik The Gurardian’dan Lisa Abend’in kaleme aldığı şu yazıyı okumanızı öneririm. Planlar, projeler, Noma v2.0, hisler, sancılar ve hayallerin kısa özeti.