Boğazda 8. yılını tamamlayan Four Seasons Istanbul at the Bosphorus, Aqua Restaurant’da her yılın Şubat’ında bir yabancı şefi ağırlamasıyla İstanbul’lulara farklı bir gastronomi deneyimi yaşatmayı kendine görev edinmiştir. Son iki yıldır benim de denk geldiğim yemeklerin sonuncusu, otelin Executive Chef’i Sebastiano Spriveri’nin çocukluk arkadaşı Executive Chef Prof. Dr. Guiseppe Pappalardo’nun, memleketleri Sicilya lezzetlerini uyarladığı mönüleriyle taçlandı.

“Hemşehri” diyebileceğimi şefler Sebastiano ve Guiseppe’nin küçük bir İtalya gezisi ve alışverişi sonrası mönüye dahil ettiği yemekler 22 – 29 Şubat tarihleri arasında Aqua’nın mönüsünde olacaklar. Bu arada Sebastiano’dan aldığım bilgiye göre bazı yemeklerin mönüye yerleşmesi de gündemdeymiş.

Tadım notlarına geçecek olursam;

  • Sicilya sokak lezzzetleri tabağı amuse bouce olarak servis edildiğinde biraz yadırgasam da –içerisinde kızarmış ürünler olan bir tabağın, yemeğe hazırlık tabağı olması beklenemez diye düşünmüştüm– hem Farinata’sı (nohut unu turtası) hem de bizim pişinin benzerinin içerisinde hamsi turşusu olanı çok lezzetliydi.
  • Beccafino usulu sardalyanın hem pişirilmesini, hem ekmekten ve çam fıstığından gelen dokusunu, hem de balığın ağırlığını toparlayan portakallı rezene salatasını çok başarılı buldum, hatta gastronomik olarak en zengin tabak bu sardalyaydı diyebilirim. Pek çok farklı tadı tek lokmadan hissetmek dilinizi şişiriyordu!
  • Norma usulü kızarmış patlıcanlı machheroni süprizsiz tabaktı, hatırda kalacak en güzel dokunuşun tuzlu ricotta olduğunu da düşünüyorum.
  • Sicilya’nın en batısında yer alan burnu, bir balıkçı kasabası olan Trapani’den çıkma balıkçı çorbalı kuskus, henüz 4 gün önce Sicilya’ya yapılıp getirilen kuskuslar sayesinde her şart altında alkışı hak ediyordu. Kuzkusun tazeliği, balıkların pişme şekilleri ve yumuşaklığı, çorbanın asiditesi ve dengesi, mönüde beğendiğim 3. tabak olmasını sağladı.
  • Her şefin mutfağında olmasını isteyeceği hayali, ‘mangallı fırın’ olarak tarif edebileceğim Josper’de pişmiş kuzuyla servis edilen sirkeli sebzeler hem lezzet derinliği, hem sosta yer alan şeker dengesi, hem de kuzunun yumuşaklığı açısından en beğenilen birinci ya da ikinci tabak oldu.
  • Sicilya’nın arap rüzgarından etkilenmiş Kase Tatlısı ‘Cassata’, kuru meyvesi, likörü ve marzipanıyla bu ılık kış günlerinden sıcak yaz günlerine geçiş yapmamızı sağladı. Gıda boyalı marzipanını bir kenara bıraksam da ricotta dolgulu pasta kısmı çok lezzetliydi.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Özetle, şef Sebastiano’nun elinden yediğim bu 5. yemek olacak sanırım, her seferinde Aqua’nın neden İstanbul’un en özel ve gastronomik deneyim açısından en uygun restoranlarından biri olduğunu bana hatırlattığı için ona minnettarım. Basit bir balık yemeğine kattığı derinlik ve boyut, kökenlerine ve geleneklerine bağlılığı ve kocaman bir otelin satın almasından maksimum verimli bir şekilde yararlanması onun mutfağını benim için özel kılıyor.

Adres: Yıldız Mh., Four Seasons Istanbul at the Bosphorus, Çırağan Cd. No:28, 34349 Beşiktaş
Telefon: (0212) 381 4000